DİKKAT EKSİKLİĞİ/AŞIRI HAREKETLİLİK BOZUKLUĞU'NU ANLAMAK
Dikkatin Ötesinde Bir Çocuğu Görmek...
Aileler & öğretmenler için kısa rehber
Bu Cümleler Tanıdık mı?
"Dikkatini verse yapacak aslında."
"İstediği şey olunca saatlerce uğraşıyor ama derste beş dakika duramıyor."
"Kaç kere söyledim, yine unuttu."
"Yerinde durmuyor."
"Çok zeki ama kendini derse vermiyor."
"Benim çocuğum o kadar hareketli değil ki neden tanı alıyor?"
Dikkat Eksikliği/Aşırı Hareketlilik Bozukluğu (DEAHB) söz konusu olduğunda ailelerden ve öğretmenlerden en sık bu cümleleri duyarız. Hepsinin ortak noktası şudur: Çocuğun davranışını görürüz ama davranışın arkasında ne olduğunu her zaman göremeyiz.
DEAHB yalnızca "dikkatini vermemek" ya da "çok hareketli olmak" değildir. Dikkati düzenleme, dürtüleri kontrol etme, davranışı organize etme ve kendini yönetme becerilerindeki güçlüklerle seyreden nörogelişimsel bir bozukluktur.
Çoğu zaman karşımızda "yapmak istemeyen" değil, yapmak istediği hâlde bunu sürdürmekte zorlanan bir çocuk vardır.
DEAHB Nedir, Ne Değildir?
DEAHB çocuklukta başlar; belirtiler ergenlik ve yetişkinlikte de sürebilir. Üç temel belirti alanı vardır: dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik. Ancak her DEAHB'li çocuk aynı görünmez.
Gürültülü tablo
Yerinde oturmakta zorlanır, konuşmalara karışır, sırasını bekleyemez, düşünmeden hareket eder.
Sessiz tablo
Defterini kaybeder, yönergelerin yarısını kaçırır, ödevini unutur, hayallere dalar, başladığı işi bitiremez.
Bu yüzden DEAHB'yi yalnızca sınıfta dolaşan ya da "yaramaz" diye tanımlanan çocuklarla sınırlamak önemli bir yanılgıdır.
DEAHB...
- Kötü ebeveynliğin sonucu değildir,
- Tembellik değildir,
- Zekâ geriliği değildir,
- Şımarıklık değildir,
çocuğun bilerek yaptığı davranışlardan ibaret değildir.
Her hareketli çocuk DEAHB'li değildir.
Yaşına göre hareketli, sabırsız ya da zaman zaman dalgın olmak gelişimin doğal bir parçasıdır. Önemli olan, belirtilerin yaşa göre beklenenden belirgin biçimde fazla olması, süreklilik göstermesi ve çocuğun günlük yaşamını olumsuz etkilemesidir.
Bir Çocuğun Gözünden
Sabah annesi, "Çantanı hazırla, dişlerini fırçala, sonra montunu giy" der. Çocuk odasına gider, oyuncağını görür, eline alır; sonra başka bir şey dikkatini çeker. Beş dakika sonra annesi gelir: "Daha hiçbir şey yapmamışsın!"
Bu, çocuğun söyleneni önemsemediği anlamına gelmeyebilir. Yönergeyi akılda tutmak, sıraya koymak, işe başlamak ve dikkati iş bitene kadar sürdürmek, beynin yönetici işlevleriyle ilgili becerilerdir. DEAHB'li çocuklar tam da bu alanlarda zorlanabilir.
Okulda da benzeri yaşanır. Dikkati birkaç saniyeliğine başka yere kayan çocuk, derse döndüğünde konunun bir kısmını kaçırmıştır. Ne yapacağını bilemez; arkadaşıyla konuşmaya ya da başka bir şeyle uğraşmaya başlar.
Dışarıdan görünen
"Dersi dinlemiyor."
"İsteksiz görünüyor"
İçeride olan
"Bir yerde koptum, şimdi ne yapacağımı bilmiyorum."
Bu ayrımı yapabilmek, çocukla kurduğumuz ilişkiyi değiştirir.
"Ama sevdiği şeye saatlerce dikkat ediyor!"
DEAHB'de sorun dikkatin hiç olmaması değil, dikkatin gerektiği yerde ve gerektiği kadar düzenlenememesidir. İlgi çekici, yeni ve hızlı ödül veren etkinliklerde çocuk uzun süre odaklanabilir. Ödülü gecikmeli, tekrarlayıcı ya da zihinsel çaba isteyen görevlerde ise dikkati sürdürmek çok daha zordur.
"İstediğinde yapıyor" demek yerine şunu sormak daha yol göstericidir:
Hangi koşullarda yapabiliyor, hangi koşullarda zorlanıyor?
Evde ve Sınıfta DEAHB
Anne-babanın gözünden
"Giyin." "Hadi." "Çantan nerede?" "Kaç kere söyleyeceğim?"
Sabah hazırlığı ve akşam ödev saati kolayca bir mücadeleye dönüşebilir. Zamanla ebeveyn sürekli hatırlatan, uyaran ve kızan kişi; çocuk ise sürekli eleştirilen kişi olur. Bu döngü uzadıkça ikisi de yorulur.
Ebeveynlerin en sık sorduğu soru şudur: "Yapamıyor mu, yapmak mı istemiyor?" Her çocuk bazen bir şeyi yapmak istemeyebilir. DEAHB'de ise buna planlama, zamanı yönetme, işe başlama, çalışma belleği ve dürtüyü erteleme gibi becerilerdeki güçlükler eklenir. Bu nedenle yalnızca "daha çok çabala" demek yetmez; çocuk bu becerileri yetişkin desteğiyle yapılandırmaya ihtiyaç duyar.
Öğretmenin gözünden
Okul aynı anda pek çok beceri ister: dinlemek, beklemek, yönergeyi hatırlamak, eşyaları düzenlemek, uzun süre oturmak ve işi zamanında bitirmek. DEAHB'li bir çocuk ödevini unutabilir, eşyalarını kaybedebilir, soru bitmeden cevap verebilir, arkadaşının sözünü kesebilir ya da bildiği sorularda dikkatsiz hatalar yapabilir.
Sessizce zorlanan çocuklar
Dikkatsizliğin ön planda olduğu çocuklar sınıfta çoğu zaman sessizdir. Hayallere dalar, yönergeleri kaçırır, işleri yetiştiremez ve potansiyellerinin altında kalırlar. Belirgin bir davranış sorunu olmadığı için güçlükleri uzun süre fark edilmeyebilir.
Neden ortaya çıkar?
DEAHB'nin tek bir nedeni yoktur. İkiz ve aile çalışmaları genetik etkenlerin oldukça güçlü olduğunu gösterir; ancak bu "tek bir DEAHB geni" olduğu anlamına gelmez. Küçük etkili çok sayıda genetik farklılık, beyin gelişimi ve çevresel etkenlerle birlikte rol oynar. Doğum öncesi ve doğum sırasındaki bazı etkenler de araştırılmaktadır; fakat bir etkenle ilişki bulunması, onun tek başına DEAHB'ye yol açtığı anlamına gelmez.
Son dönemde yapılan çalışmalarda ortaya çıkan veriler, DEAHB'nin sıklığının her sınıfta ortalama 1-2 çocukta görülebileceği olasılığını göstermektedir.
DEAHB'nin nedeni ebeveyn tutumları değildir. Ancak, çocuğun çevresinin nasıl düzenlendiği, belirtilerin günlük yaşamı ne kadar etkileyeceğinde önemli rol oynar.
Tanı Nasıl Konur?
DSM-5-TR'ye göre belirtiler iki grupta değerlendirilir:
Dikkatsizlik
- Ayrıntıları kaçırma, dikkatsiz hatalar
- Dikkati sürdürmekte güçlük
- Konuşulduğunda dinlemiyor gibi görünme
- Yönergeleri izleyememe, işi bitirememe
- Düzen kurmakta zorlanma
- Zihinsel çaba isteyen işlerden kaçınma
- Eşyalarını sık kaybetme
- Kolay dikkat dağılması, unutkanlık
Hiperaktivite / Dürtüsellik
- Kıpırdanma, yerinde duramama
- Oturması gerekirken kalkma
- Uygunsuz yerlerde koşma, tırmanma
- Sakin oynamakta güçlük
- Hep "motor takılmış gibi" olma
- Çok konuşma
- Soru bitmeden cevap verme
- Sırasını bekleyememe
- Başkalarının sözünü ya da oyununu bölme
Belirtilerin varlığı tek başına yetmez. Ayrıca:
- Belirtilerin en az 6 aydır sürmesi ve gelişim düzeyiyle uyumsuz olması
- İlgili grupta 16 yaşa kadar en az 6, 17 yaş ve üzerinde en az 5 belirti bulunması
- Bazı belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olması
- Belirtilerin en az iki ortamda (ör. ev ve okul) görülmesi
- Sosyal, akademik ya da mesleki işlevselliği açıkça bozması
- Tablonun başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanmaması
DEAHB tek bir testle konmaz
Tanıyı tek başına koyan bir kan testi, beyin görüntülemesi, bilgisayar testi ya da psikolojik test yoktur. Tanı; gelişim öyküsü, belirtilerin başlangıcı, evde ve okulda nasıl göründüğü, aileden alınan bilgiler ve öğretmen gözlemlerinin birlikte değerlendirildiği kapsamlı bir klinik süreçtir. Ölçekler ve nöropsikolojik testler bu süreci destekler, yerini tutmaz.
Uyku sorunları, kaygı, depresyon, öğrenme güçlükleri, travmatik yaşantılar, görme ya da işitme sorunları da DEAHB'ye benzeyen tablolar oluşturabilir. İyi bir değerlendirme yalnızca "DEAHB var mı?" diye sormaz; "Bu çocuğun güçlüğünü en iyi ne açıklıyor?" sorusunun peşine düşer.
Ne zaman değerlendirme düşünülmeli?
Aşağıdaki durumlar süreklilik kazandıysa bir uzmana danışmak yararlı olabilir:
- Yaşına göre dikkatini sürdürmekte belirgin güçlük
- Sık eşya kaybı, tekrar tekrar unutulan yönergeler
- Başladığı işleri bitirmekte zorlanma
- Dürtüselliğin arkadaş ilişkilerini ve günlük yaşam rutinlerini bozması
- Hareket ihtiyacının sınıf yaşamını ciddi biçimde etkilemesi
- Akademik başarının kapasitesinin belirgin biçimde altında kalması
Anahtar kelime: İşlevsellik
- Hareketli, unutkan ya da bazen ödev yapmak istemeyen olmak tek başına DEAHB demek değildir.
- Asıl soru şudur: Bu özellikler çocuğun günlük yaşamını ne kadar etkiliyor?
Kime başvurmalı?
Çocuk ve ergenlerde tanısal değerlendirmede çocuk ve ergen psikiyatristi temel rol üstlenir. Klinik psikologlar ve psikologlar ayrıntılı psikolojik değerlendirme, psiko-eğitim, ebeveyn çalışmaları ve psikoterapide önemli rol oynar. Gerektiğinde çocuk doktorları, özel eğitim uzmanları, ergoterapistler ve diyetisyenler de sürece katılır. Eşlik eden öğrenme, dil, motor ya da duygusal güçlükler varsa disiplinler arası değerlendirme daha da önem kazanır.
Tedavi: Tek Bir Yol Yoktur
DEAHB tedavisi BÜTÜNCÜL bir yaklaşım gerektirir: Yalnızca çocuğu değil, içinde yaşadığı sistemi de desteklemek gerekir. Plan; çocuğun yaşı, belirtilerin şiddeti, işlev kaybı, eşlik eden güçlükler ve aile koşullarına göre kişiye özel hazırlanır.
Okul öncesi dönem
Davranışsal ebeveyn eğitimi ve davranışsal sınıf uygulamaları ilk basamaktır.
Okul çağı
İlaç tedavisi ile ebeveyn ve sınıf temelli davranışsal müdahalelerin birlikte değerlendirilmesi güncel rehberlerce güçlü biçimde desteklenir. Okul düzenlemeleri ve akademik destek de tedavinin parçasıdır.
İlaç gerekip gerekmediğine, hangi ilacın hangi dozda kullanılacağına çocuk ve ergen psikiyatristi karar verir.
Öğrenme bozuklukları, kaygı, duygudurum sorunları, karşıt olma-karşı gelme belirtileri, tikler ve uyku güçlükleri DEAHB'ye eşlik edebilir. Örneğin eşlik eden bir öğrenme güçlüğü varsa yalnızca dikkati ele almak yetmez. Çünkü tedavi ettiğimiz şey bir tanı etiketi değil, çocuğun kendisidir.
Tedavinin amacı çocuğu daha "uslu" hâle getirmek değil; potansiyelini kullanmasını, kendini düzenlemesini, öğrenmesini ve ilişkilerini sürdürmesini desteklemektir.
Küçük Dokunuşlar, Büyük Farklar
Evde
- Yönergeleri tek tek ve kısa verin; önce göz teması kurun.
- Sabah ve akşam rutinlerini resimli listelerle görünür kılın.
- Ödevi küçük parçalara bölün, arada kısa hareket molaları verin.
- Olumlu davranışı fark edin ve hemen söyleyin.
- Kuralları az, net ve tutarlı tutun.
- Ekran süresini kontrol altına alın.
- Sağlıklı beslenme düzenini oluşturun.
Sınıfta
- Çocuğu öğretmene yakın, dikkat dağıtıcılardan uzak oturtun.
- Uzun yönergeleri adımlara bölün, gerekirse tahtaya yazın.
- Tahtayı silme, kâğıt dağıtma gibi görevlerle hareket ihtiyacına alan açın.
- Uzun görevleri kısa hedeflere ayırın, tamamlananı görünür kılın.
- Veliyle düzenli ve çözüm odaklı iletişim kurun.
Bu öneriler genel niteliktedir; her çocuk için en uygun düzenleme, uzman değerlendirmesiyle birlikte belirlenmelidir.
Bir çocuğun sürekli duyduğu cümleler
Yetişkinin söylediği
"Biraz dikkat et."
"Yerinde dur."
"Kaç kere söyleyeceğim?"
"Arkadaşların yapıyor, sen neden yapamıyorsun?"
"Çok zekisin ama çalışmıyorsun."
Çocuğun zamanla inandığı
"Ben beceremiyorum."
"Ben sorun çıkarıyorum."
"Ben tembelim."
"Bende bir problem var."
Bu cümleler yetişkin için birkaç saniyeliktir; çocuk içinse zamanla kendisi hakkında bir inanca dönüşebilir. Bu yüzden yalnızca dikkat ve davranışa değil, çocuğun kendine dair düşüncelerine de odaklanmak gerekir. Güçlü yönlerini görmek, çabasını fark etmek ve zorlandığı becerileri öğretilebilir beceriler olarak ele almak özellikle kendilerine olan güven duygularını desteklemek çok değerlidir.
Son Söz: Davranışın Arkasındaki Çocuğu Görmek
Değişim çoğu zaman çocuğa sorduğumuz soruyu değiştirdiğimizde başlar.
"Bunu neden yine yaptın?" yerine
"Burada neyi yapmakta zorlandın?"
Bu, sınır koymamak demek değildir. DEAHB'li çocukların da sınırlara, sorumluluklara ve davranışlarının sonuçlarını öğrenmeye ihtiyacı vardır. Ancak sınırın yanında öğretmek, yapılandırmak, tekrar etmek ve gelişmekte olan öz düzenleme becerilerini desteklemek gerekir.
DEAHB bir çocuğun kimliği değildir. Bir çocuk aynı anda meraklı, yaratıcı, komik, duyarlı, yetenekli ve DEAHB'li olabilir. Tanının amacı onu bir kelimeye hapsetmek değil, güçlüğünü anlamak ve ihtiyaç duyduğu desteğe ulaştırmaktır.
Bazen bir çocuk için yapılabilecek en önemli şey, davranışının arkasındaki ihtiyacı görebilen bir yetişkinle karşılaşmasıdır.
Kaynaklar
American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed., text rev.; DSM-5-TR).
Ayano, G., Demelash, S., Gizachew, Y., Tsegay, L., & Alati, R. (2023). The global prevalence of attention deficit hyperactivity disorder in children and adolescents: An umbrella review of meta-analyses. Journal of Affective Disorders, 339, 860-866. https://doi.org/10.1016/j.jad.2023.07.071.
ÇEK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA MERKEZİ KOMİSYON ÜYELERİ
Dr. Öğr. Gör. Banu Elmastaş DİKEÇ
Uzm. Psikolog Azade Altıntaş DURMUŞ
Klinik Psikolog Derya Karakoyunlu TEKİN
Klinik Psikolog Perihan Arslan YURTSEVER